Ana Sayfa ESENLER ESENLER’İN CEFAKAR BABASI!

ESENLER’İN CEFAKAR BABASI!

Okunma Sayısı 43
0

Lokanta işletmecisi baba, sistinozis hastası olan çocuklarına adanmış bir hayat yaşıyor. Kızı skolyoz ameliyatı için kilo alması gerektiğinde, baba kızını kendi elleriyle besliyor.

Hayatını “sistinozis” hastası 2 çocuğuna adayan, oğluna bir böbreğini veren lokanta işletmecisi baba, skolyoz ameliyatı için 31 kilodan 50 kiloya çıkması gereken kızını elleriyle besliyor.

Esenler’de esnaf lokantası işleten 3 çocuk babası Recep Sert’in kızı Sema Nur ile en küçük oğlu Muhammet Ali’ye çocukluk dönemlerinde metabolik bir hastalık olan “sistinozis” tanısı kondu.

Başta böbrek ve gözler olmak üzerine birçok organda hasar ile büyüme bozukluğuna yol açan hastalıkla genç yaşta tanışan baba, hayatını çocuklarına adadı.

Eşi Döne Sert’in tek böbrekli olması, hasta iki çocuğunun da böbrek nakline ihtiyaç duyması üzerine böbreğinin birini oğluna verdi.

Kızı Sema Nur için gereken böbrek teyzesinden gelirken ameliyatlarla birlikte 5 kişilik ailenin 4’ü tek böbrekle hayatını sürdürmek zorunda kaldı.

Ameliyat ve tedavi süreçlerinin ardından Muhammet Ali Sert’in sağlığı ablasına göre biraz daha iyiye gitti.

Anne Döne Sert, yaklaşık 4,5 yıl önce akciğer embolisi nedeniyle vefat edince çocuklarının bakımını tamamen baba üstlendi.

Yaşı 22 olmasına rağmen 31 kilo olan ve yemek yemekte zorluk çeken Sema Nur’un doktorları, skolyoz ameliyatı olması için 50 kiloya ulaşmasını istedi.

Sema Nur’un gereken kiloya ulaşması için yoğun uğraş veren baba, kızını, işlettiği esnaf lokantasında elleriyle beslerken yeme rutinini yakından takip ediyor.

Hastalık sürecini AA muhabirine anlatan Sema Nur Sert, çocukluğundan beri “sistinozis” hastası olduğunu, teyzesinin bir böbreğini kendisine verdiğini ve ilaç tedavisinin devam ettiğini söyledi.

Sert, ameliyat olmayı çok istediğini ancak yemek yemekte zorlandığını ifade ederek, “Babam güzel yemekler yapıyor, eli lezzetlidir.” dedi.

Hastalık sürecinde bir dönem diyalize girdiği için su içmesinin yasaklandığını belirten Sert, “Gece ayak parmak uçlarımla su içmeye gidiyordum. Babam bir kez beni yakaladı. Çay, meyve suyu içemiyordum ama içmeyi de istiyordum.” diye konuştu.

Sert, sosyal hayatta bazı ötekileştirmelere maruz kaldığını, kendisiyle dalga geçilmesi nedeniyle çok üzüldüğünü kaydetti.

“Evde sağlam böbrekli olan sadece ben vardım”

Baba Recep Sert ise 3 yaşında hastalığın belirtilerini gösteren kızına “sistinozis” tanısının 7 yaşında, oğluna ise 3 yaşında konulduğunu dile getirdi.

Kızının 4 yıla yakın diyalize girdiğini, 2010 yılında böbrek nakli olan kızında organın tutmadığını anlatan Sert, 2015 yılında baldızının kızına, kendisinin de oğluna bir böbreğini verdiğini aktardı.

Nakil öncesi zor zamanlar geçirdiklerini söyleyen Sert, şöyle devam etti:

“Evde sağlam böbrekli olan sadece ben vardım. Rahmetli eşim, ‘Sen verme de bizim başımızda sen dur.’ dedi. Eşim de tek böbrekliydi. Çocuklar da 2 böbrek bekliyor. Birine versen diğeri gönül koyuyordu. Hatta kızım biraz da ‘Neden sen bana vermedin, Muhammet Ali’ye verdin?’ diye gönül koydu. Gerekçe sadece bunlar değildi. Sağlam olarak sadece ben vardım. Ayakta durmam lazımdı ki onlara bakabileyim. Sonra baldızım böbreğini vermek istedi. O verince rahatlamış olduk. İkisine aynı anda naklimiz gerçekleşti. İyiler şimdi.”

Sert, çocuklarıyla ilgilenen eşinin 4,5 yıl önce akciğer embolisi nedeniyle vefat ettiğini anlatarak, annenin yerini başka bir kişinin doldurulamayacağını kaydetti.

Kızının skolyoz ameliyatı olması gerektiğini, doktor da dahil her şeyin ayarlandığını belirten Sert, düşük kilosu nedeniyle ameliyatın riskli olduğu söylendiği için beklemede olduklarını anlattı.

Recep Sert, “Yemek konusunda çocuklarım üzerinde çok hassasım. Ömrünü çocuklarına adamış bir babayım. Çok da ilgileniyorum ama kızımız maalesef yemek konusunda çok inat. Üç gün yemek yemese ‘ben açım’ demez. Onun doyduğuyla kuş doyar. Küçük küçük lokmalarla gününü geçiştirir. Çok zorluyorum. Geçen hastanede hocalarımız, ‘Kızım durumunuz yemek yiyemeyecek kadar mı kötü?’ diye sormuşlar. Tabii babasının kebapçı olduğunu ve bu kadar ilgilendiğini bilmiyorlar.” diye konuştu.

“Engelli aileleri olarak kimsenin bize acımasını istemiyoruz”

Sert, mesleğine aşık olduğu için çocuklarına daha da güzel yemek yaptığını fakat onların bunları yiyemediğini söyledi.

Toplumda engelli insanlara karşı ön yargı olduğunu vurgulayan Sert, “Engelli aileleri olarak kimsenin bize acımasını istemiyoruz. Kimsenin bizi ötekileştirmesini de yardım etmesini de istemiyoruz. Biz zaten kendi kendimize yetiyoruz, hayatın üstesinden zaten biz geliyoruz. Neticede bu çocuklar çok duygusal. Kimse acımasın bize. Çünkü acınacak halde değiliz. Sadece birey olarak onlara bakalım. Onların da çok güzel yaptıkları şeyler var.” ifadelerini kullandı.

Sert, çocuklarına en iyi şekilde bakmaya devam edeceğini kaydederek, hayatta tek istediği şeyin çocuklarının sağlıklı olabilmesi olduğunu sözlerine ekledi.

CEVAP VER

Lütfen yorum yazınız
Lütfen adınızı giriniz